20 Mayis 2012 Pazar - 05:21:57
SON DAKİKA
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Reklam
    Hakim 'masum' dediği Atıf Hoca'yı astırmış
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
    ZayıfEn iyi 
    Türkiye
    Cuma, 03 Şubat 2012 16:06

    Yarın idam edilmesinin üzerinden 86 yıl geçen İskilipli Atıf Hoca'nın idam edilmesinin yıldönümü. Atıf Hoca'nın ölüm yıldönümünde yürekleri sızlatan bir gerçek daha gün yüzüne çıktı.



    Ankara İstiklal Mahkemesi Hakimi Kılıç Ali'nin karardan kısa bir süre önce gazetecilere 'masum' olduğunu söylediği İskilipli Atıf Hoca ve Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi hakkında idam kararı verildiği ortaya çıktı.

    Mahkeme, pek çok sanığı ise elde bir delil bulunmamasına rağmen çeşitli hapis ve kürek cezasına çarptırmış.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde yaptığı yargılamalarla çok sayıda idam cezası veren İstiklal Mahkemeleri, kararlarıyla tartışma konusu oldu. Özellikle, mahkeme heyetinin hukuk alt yapısı olmayan, dönemin asker kökenli milletvekillerinden oluşması ve 'hiçbir kanuna bağlı kalmadan tamamen kendi vicdani kanaatleri ile' karar vermeleri vicdanları yaraladı. Mahkemelerin kurulduğu bölgelerde bazı sözü geçenlerin muhalif ve sorun yaşadığı kişileri saf dışı bırakmak için hakimleri yönlendirdiği de iddialar arasında yer aldı.

    Ahmet Nedim tarafından 1993 yılında yayına hazırlanan, "Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları 1926" o dönemde yaşanan olaylara ışık tutuyor. İstiklal Mahkemesi kayıtları idama mahkum olan İskilipli Atıf Hoca'nın Şapka Kanunu'ndan yaklaşık 2 yıl önce kaleme aldığı "Frenk Mukallitliği ve Şapka (Batı Taklitçiliği ve Şapka)" adlı kitabından dolayı mahkeme karşısına çıkarıldığını ortaya koyuyor. Atıf Hoca'nın kitabı kanundan önce çıkardığını ve kanundan sonra piyasaya sürmediğini tanıkların şahitliğiyle anlatmasına rağmen mahkeme heyetinin suçlamalarına devam ettiği görülüyor. Mahkeme heyeti kanunun ardından toplatılan kitabın, Şapka Kanunu'na karşı Anadolu'da çıkan isyanları da İskilipli Atıf'ın kitabına bağlıyor.

    HAKİM 'MASUM' DEDİ. SAVCI 3 YIL İSTEDİ AMA İDAM KARARI ÇIKTI

    İstiklal Mahkemeleri'yle ilgili en büyük tartışmalardan birisi de İskilipli Atıf Hoca ve Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi hakkında verilen idam kararı oldu. Ahmet Nedim tarafından hazırlanan kitapta, Necip Fazıl Kısakürek'in "Son Devrin Din Mazlumları" adlı kitabın bir bölümüne yer veriliyor. Yargılamadan kısa bir süre sonra kitabı kaleme alan Kısakürek, İstiklal Mahkemesi hakimlerinden Afyon Milletvekili Kılıç Ali'nin bir resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladığı ve Atıf Hoca'nın da aralarında bulunduğu İstanbul sanıklarının suçsuzluğunu bildirdiğini ifade ediyor. Konu kitapta şu şekilde yer alıyor: "Atıf Hoca ve arkadaşlarının muhakemeleri bitmiş gibidir. Pek yakında iddia ve müdafaalar dinlenecek ve karar bildirilecektir. Edilen muhakemeler sonunda vardığımız kanaat şudur ki; son irtica hareketleriyle İstanbul'un hiçbir alakası olmamıştır. Esasen mahkemenin İstanbul'da bulunduğu zaman yapılan tahkikat da bu neticeyi vermiş ve ondan sonraki muhakemeler aynı şeyi teyit etmiştir." Kısakürek kitabında bu açıklamanın devrin tüm İstanbul gazetelerinde yer aldığına işaret ediyor.

    Aynı kitapta, savcının Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi'nin idamı ve Atıf Hoca'nın da aralarında bulunduğu bazı sanıkları için üçer seneden az olmamak kaydıyla kürek cezasına ve bazı sanıkların da beraatini karar verildiği belirtiliyor.

    MAHKEME REİSİ'NDEN SANIKLARA: SİZİN HEPİNİZİ TEMİZLERİZ

    "Ankara İstiklal Mahkemesi Zabıtları 1926" isimli kitapta; Giresun, Erzurum ve Uşak davası sanıklarının yargılanmalarıyla ilgili mahkeme kayıtları yer alıyor. Mahkeme kayıtları, milletvekillerinden oluşan hakimlerin sanıklara ön yargılı yaklaşımını gözler önüne seriyor.

    Erzurum davasında Erzurumlu Zühdü Efendi'nin yargılanması sırasında Mahkeme Reisi Afyon milletvekili Ali Çetinkaya'nın sözleri bu durumu gözler önüne seriyor. Mahkeme Başkanı Zühdü Efendi'ye Erzurumlu olması hasebiyle isyanın sorumlularını bilmesi gerektiğini ifade ederek, sorumluların ismini istiyor. Zühdü Efendi ise isyan sırasında orada bulunmadığını ve bu sebeple de sorumluları bilemeyeceğini belirtiyor. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı ve Afyon Milletvekili Ali Çetinkaya, Zühtü Efendi'ye şu sözleri sarf ediyor: "Sizin hepinizi de temizleriz. Siz de beğenirsiniz, herkes de beğenir, memleket de rahat eder. Çıkınız!..."

    'TÜRK VATANINDA YAŞAMAYA HAKKIN YOK'

    Aslen Mısırlı olan ve vatan şairi Mehmet Akif Ersoy'un damadı Ömer Rıza Efendi, mahkeme tarafından Türk menfaatlerine aykırı yazı yazmakla suçlanıyor.

    Tunuslu bir ailenin çocuğu ve Gazeteci Abdülaziz Efendi ile ilgili soruya verdiği cevabı beğenmeyen Mahkeme Başkanı Ali Çetinkaya ile Ömer Rıza Efendi arasında şu diyalog geçiyor:

    Ömer Rıza: Bendeniz Abdülaziz Efendi'yi müdafaa kastıyla söylemedim efendim.

    Mahmeke Başkanı Ali Çetinkaya: 'Hizbu'l Vatini'den değil' dedin de onun için söylüyorum. Türk kendisinden başka hiçbir kimseden bir fayda görmemiştir. Bilakis daima zarar görmüştür. Bu Arap'tır, ötesi Çerkes artık ilâ. Bunlardan bıktık usandık.

    Ömer Rıza Efendi: Gayet doğru efendim

    Mahkeme Başkanı Ali Çetinkaya: Öyle söylersin ama bir Türk ile vatanında evlenmişsin. Daha sual sorulmadan Mısırlı olduğunu söylüyorsun. Mademki oranın bağımsızlığını istiyorsun, git orada çalış.

    Ömer Rıza Efendi: Bendenize doğum yerim soruldu, 'Kahireliyim' dedim.

    Mahkeme Başkanı Ali Çetinkaya: Ne olursan ol! Türk vatanında, Türk vatandaşları arasında yaşamaya hakkın yok.

    'SİZ DELALET ETTİNİZ BEN HALK FIRKASINA GİRDİM'

    Yargılamalarda Muharririnden Bakırköylü Hasan Efendi'nin ifadesi alındığı sırada Mahkeme Başkanı Ali Çetinkaya ile sanık arasında ilginç bir diyalog yaşandığı da resmi kayıtlara yansıyor. Mahkeme Başkanı Ali Çetinkaya'nın Hasan Efendi'ye Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na girip girmediğini sorması üzerine Hasan Efendi, kendi şahadetiyle Cumhuriyet Halk Fırkası'na girdiğini söyleyince, Çetinkaya sinirleniyor. Sanık Hasan Efendi'nin, "Mili Hükümet İstanbul'da kuruluncaya kadar siyasetle iştigal etmedim. Sonra zatınızın delaletiyle Cumhuriyet Halk Fırkası'na girdiğimden ve şahsınızın yakın güvenine mazhar olduğumdan dolayı Halk Fırkası Bakırköy muhasibi oldum." demesi üzerine hiddetlenen Çetinkaya, "Delaletim falan yok. Bundan sana delalet edenler mesuldür..."

    Yargılamanın bir başka safhasında Mahkeme Başkanı Çetinkaya ile Bakırköylü Hasan Efendi arasında şu diyalog yaşanıyor:

    Mahkeme Başkanı: Vallahi Hayrettir. Sen Halk Fırkası'na nasıl girdin.

    Hasan Efendi: Seçmişler, benim Kabahatim var mı?

    Mahkeme Başkanı: Nasıl yok? Sen böyle kötü ruhlu bir adam olarak nasıl Halk Fırkası sırasına geçer sonra mutemed olursun?

    Hasan Efendi: Maddeten bir şey var mı?

    Mahkeme Başkanı: Maddeten sizin demirlenmekliğiniz lazım. Memleketin selameti için böyledir.

    Hasan Efendi: Memleketin selameti için feda olsun. Mademki vatan söz konusudur.

    Mahkeme Başkanı: Vatan söz konusu olduğu için değil, hainliğin ve kötülüklerin için. Sizler yaşadıkça bu memlekete bu memleket rahat olmaz. 99 kalıba giriyorsun sonra büyük bir cesaretle söz söylersin.

     



    CİHAN

    Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
     


    BU KATEGORİYE SON EKLENENLER...


    Yorum ekle

    SÖZ SİZDE... YORUM YAPIN... SESİNİZİ DUYURUN!...
    Küfür, hakaret içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Yorumlarınızı lütfen 'KÜÇÜK HARF 'lerle yazınız. Editörü zor durumda bırakacak yorumlardan kaçınmanızı özellikle rica ederiz.


    Güvenlik kodu
    Yenile

    Hit: 222

    Foto Galeri

    SON HABERLER

    Esad: El Kaide ile savaşıyoruz - Video

    Suriye’de sınır tanımayan Baas güçleri şehirleri bombalamaya ve çocuklar da... Devamını oku...
    El Kaide'den Suudilere ayaklanma çağrısı

    El Kaide lideri Suudi Arabistan vatandaşlarını iktidardaki El Suud ailesine... Devamını oku...
    Taraf: Zorda olan sensin aslanım

    ABD Gazetesi'nin Uludere haberini "Obama'yı seçim öncesi zora sokma gayreti"... Devamını oku...
    Hilal Kaplan ve 19 Mayıs Gerçeği - Video

    Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan'dan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili gerçekler... Devamını oku...
    ABD'nin "esir kampları" planı

    Kitlesel tutuklamalar üzerine sızdırılan bir belge ABD ordusunun binlerce... Devamını oku...
    Hollande'in "Afganistan politikası" Avrupa'yı korkutuyor

    Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Hollande, Afganistan politikası nedeniyle... Devamını oku...
    Rusya'dan nükleer savaş uyarısı

    Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin... Devamını oku...
    'Hama affetti Humus affetmeyecek' - Video

    Şeyh Ra'ed El-Curi Humus Bab-ı Amr'dan Dünya'ya seslenerek kendilerini yok etmeyi... Devamını oku...
    NATO Suriye sınırında tatbikata başladı

    NATO, Ürdün'ün Suriye sınırına yakın bir bölgede 10 gün sürecek bir... Devamını oku...
    Sünni'ler Esad'a Desteğe İsyan Etti

    Lübnan'a sıçrayan Suriye kaynaklı çatışmalarda şu ana kadar 8 kişi daha... Devamını oku...
    İsrail'in El Kaide korkusu

    İsrail, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi sonrası El Kaide'nin... Devamını oku...
    Makineleşen Bir Topluma Doğru!

    İnsan hayatını kolaylaştırmak için gerekli ve gereksiz olarak icat edilen... Devamını oku...
    Afganistan'da 2 İngiliz asker öldürüldü

    İngiltere Savunma Bakanlığı, Afganistan'da öldürülen iki NATO askerinin... Devamını oku...
    Amerikan demokrasisi

    Wall Street eylemlerinden birinde çekilmiş bir kare... Amerikan polisi gösterici... Devamını oku...
    ABD, 18 aylık bebekten korktu

    Amerika'da Müslüman bir aile, 18 aylık bebekleri yasaklılar listesinde diye... Devamını oku...
    Fethul İslam'ın Dönüşü

    Lübnan'ın Trablusşam bölgesinde Esad yanlısı gruplarla bölge halkı arasında... Devamını oku...
    Suriye ordusuna ağır darbe: 23 ölü

    Raştan'daki çatışmalarda direnişçilerin 23 askeri öldürdüğü bildirildi. Devamını oku...
    Kafkasya Konferansı'nda Birlik Kararı - Video

    Dün İstanbul'da biraraya gelen Kafkas diasporası Kafkasya'daki Rus işgalini ve... Devamını oku...
    Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru

    Afganistan'da oyunun son aşamasında belirleyici anın geldiği görülüyor.... Devamını oku...
    Afganistan'da saldırı

    Afganistan İslam Emirliğinden yapılan açıklamaya göre kafirlere karşı... Devamını oku...

    Hicri Takvim ve Günün Ayeti

    29 Cemaziye'l-Ahir 1433
    BAKARA SÛRESİAyet - 6.
    Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
    Veda Hutbesi
    Veda Hutbesi
    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!

    Anket

    Ortadoğu'da Halk Ne İstiyor?