20 Mayis 2012 Pazar - 05:23:42
SON DAKİKA
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Reklam
    Tetikçi askeri de öldürmüşler
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
    ZayıfEn iyi 
    Türkiye
    Perşembe, 16 Şubat 2012 09:07

    Dargeçit'te 1995'te yedi gencin gözaltında kaybı ve bir ölüm dosyası yeniden açılırken, 'tanık' çavuşun da kaybolduğu ortaya çıktı. Fezlekeye göre hepsini 'jandarma' öldürdü.


    Cumartesi Anneleri’nin sembol davalarından olan, Mardin’in Dargeçit ilçesinde, 1995 yılında jandarmalarca gözaltına alınan yedi gencin kaybedilmesi, Süleyman Seyhan adlı yetişkinin cesedinin de altı ay sonra bir kuyuda yanmış ve kafası ayrılmış halde bulunması olayına ilişkin 17 yıl sonra dava açılması için fezleke düzenlendi. Zincirleme bir vahşeti ortaya çıkaran fezleke suçlu olarak ‘jandarma’yı işaret etti.

    Mardin Dargeçit’te, 29 Ekim 1995’te iki öğretmenin PKK tarafından öldürüldüğü savı üzerine Dargeçit Jandarma Komutanlığı, 2-6 Kasım 1995’te operasyon yaparak, 57 yaşındaki Süleyman Seyhan, 24 yaşındaki Hikmet Kaya, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun, 20 yaşındaki Abdullah Olcay, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 16 yaşındaki Nedim Akyön ve 14 yaşındaki Seyhan Doğan ile 13 yaşındaki Davut Altınkaynak’ı gözaltına aldı. Seyhan Doğan’ın 11 yaşındaki kardeşi Hazni Doğan da alınıp Dargeçit İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürüldü. Dördüncü günün sonunda Hazni Doğan, salıverildi. Fakat Hazni dışındaki hiç kimseden haber çıkmadı. Ta ki 6 Mart 1996’da Süleyman Seyhan’ın cesedi bir kuyuda, elleri arkadan bağlı, kafası koparılmış ve yanmış halde bulunana değin…

    Çavuşun eşi şikâyet etmiş

    Dosya kayıp yedi kişinin PKK’ya katıldığı iddiası üzerine kapatılmıştı. Aileler 14 yıl sonra bu davanın Ergenekon kapsamında görülmesi için 2009’da başvurduysa da mahkeme, dosyayı Dargeçit’e yolladı. Radikal'in haberine göre, savcı Şükrü Arslan da dosyayı yeniden açtı. Savcı Arslan, Süleyman Seyhan’ın cesedinin bulunmasından iki gün sonra Dargeçit Jandarması’nda görevli Uzman Çavuş Bilal Batırır’ın da kaybolduğunu ortaya çıkardı. Ve çavuşun eşi Hatice Batırır tarafından 21 Mayıs 1996’da Feke Savcılığı’na verilen suç duyurusuna ulaştı. Hatice Batırır, eşinin 8 Mart 1996’da evden işe çıkıp bir daha dönmediğini, Bölük Komutanı Mehmet Tire’ye başvurduğunu, Tire’nin “Gerekli yerlere baktık, işimiz gücümüz var. Sen iyisi çocuklarını al, babanın evine dön” dediğini ileri sürdü.

    Batırır, kaybolmadan önce eşinin kendisine, “İki öğretmenin kaçırılmasına karıştıkları iddiasıyla bir grup, Tire’nin emriyle alındı, öldürülüp boş kuyulara atıldı” dediğini iddia etti. Bu olay, yedi kişinin öldürüldüğü katliamdı. Batırır ayrıca, eşinden iki gün önce bir cesedin bulunduğunu vurguladı. O da Süleyman Seyhan’ın cesediydi. Batırır, kaybolmasından 15 gün önce eşinin “Haydar astsubay ile gizli bir göreve gidiyorum” deyip döndüğünü, “Bize adam öldürttüler” dediğini; astsubayın “Ben yapamam” deyince tetiği eşinin çektiğini söyledi.

    ‘Çavuşu jandarma yaktı’

    Uzman çavuşun Süleyman Seyhan’ın cesedinin yerini yakınlarına söylediği, bildiklerini etrafa anlattığı şeklinde bilgiye ulaşan Savcı Arslan kimi tanıkların ifadesini aldı. Korucu olduğu sanılan bir gizli tanık; yedi kişinin dönemin Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire ile Jandarma Komanda Tabur Komutanı Hurşit İlmen’in emriyle öldürüldüğünü, Korucu Köyü’nde mağaraya atıldıklarını, olayın duyulması üzerine mağaradan çıkarılıp Boğazözü Köyü yakınlarında gömüldüğünü ileri sürdü. Çavuş Bilal Batırır’ın, bu olaylardan rahatsız olup çevresinde söylediği için aynı ekip tarafından jandarma komutanlığının kazan dairesinde yakıldığını iddia etti.

    ‘Hava değişimindeydim’

    Savcı Şükrü Arslan; Dargeçit Jandarma Komutanı Mehmet Tire, Mardin Jandarma Komando Komutanı Hurşit İlmen, Mardin İstihbarat Şube Müdürü Muhammet Demirel, Bölük Komutanı Mahmut Yılmaz, Uzman Çavuş Kerim Şahin ve korucu Naif Çelik ve Kerim Şahin hakkında ‘silahlı örgüt kurma, örgüte üyelik, adam öldürme ve azmettirme’ suçlarından 17 Kasım 2011’de fezleke düzenledi. Fezleke, Arslan’ın görev alanı dışında kaldığından 250. maddeyle görevli Diyarbakır Savcılığı’na gönderildi. Suçlanan isimlerden, bugün Bodrum Gümüşlük’ün DP’li Belediye Başkanı olan Mehmet Tire, Radikal’in sorusu üzerine, “Ben o tarihte hava değişimindeydim” dedi. Sivas Çepni beldesinin CHP’li Belediye Başkanı olan Hurşit İlmen ise o tarihte Mardin’de konuşlanmış olan Komando Jandarma Tabur Komutanı olduğunu, olayla ilgili bilgisi olmadığını söyledi. İlmen, kayıp kişilerin PKK’ya katıldığını ileri sürdü.

    Çavuşun eşi: Onu niye bulmadılar?

    Radikal, Uzman Çavuş Bilal Batırır’ın eşi Hatice Batırır’ı Adana’da buldu. Belediyede şoförlük yapan Batırır, eşinin kaybolduğu 1996’dan sonra, o tarihte iki buçuk yaşında ve dört aylık olan iki çocuğunu güç koşullarda büyüttüğünü belirtiyor. Yıllarca süren hukuk mücadelesinden sonra geçen yıl eşi vazife malulü sayılarak, kendilerine maaş bağlandığını kaydeden Batırır, 16 yıl önce Feke’de verdiği dilekçenin içeriğini onaylıyor: “O yaptı veya bu yaptı diyemiyorum. Ama bir daha eşimden haber alamadık. Eşim görevden geldi, bize uğradı ve bölüğüne gitti. Bir daha gören olmadı. Niye öldürülen öğretmenlerinki bulunur da, benim eşimin ölüsü bulunmaz? ‘Firar etmiş’ dediler. Belki de aramak istemediler. Firar etse çocuklarını aramaz mı?”

     

     

    Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
     


    BU KATEGORİYE SON EKLENENLER...


    Yorum ekle

    SÖZ SİZDE... YORUM YAPIN... SESİNİZİ DUYURUN!...
    Küfür, hakaret içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Yorumlarınızı lütfen 'KÜÇÜK HARF 'lerle yazınız. Editörü zor durumda bırakacak yorumlardan kaçınmanızı özellikle rica ederiz.


    Güvenlik kodu
    Yenile

    Hit: 164

    Foto Galeri

    SON HABERLER

    Esad: El Kaide ile savaşıyoruz - Video

    Suriye’de sınır tanımayan Baas güçleri şehirleri bombalamaya ve çocuklar da... Devamını oku...
    El Kaide'den Suudilere ayaklanma çağrısı

    El Kaide lideri Suudi Arabistan vatandaşlarını iktidardaki El Suud ailesine... Devamını oku...
    Taraf: Zorda olan sensin aslanım

    ABD Gazetesi'nin Uludere haberini "Obama'yı seçim öncesi zora sokma gayreti"... Devamını oku...
    Hilal Kaplan ve 19 Mayıs Gerçeği - Video

    Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan'dan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili gerçekler... Devamını oku...
    ABD'nin "esir kampları" planı

    Kitlesel tutuklamalar üzerine sızdırılan bir belge ABD ordusunun binlerce... Devamını oku...
    Hollande'in "Afganistan politikası" Avrupa'yı korkutuyor

    Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Hollande, Afganistan politikası nedeniyle... Devamını oku...
    Rusya'dan nükleer savaş uyarısı

    Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin... Devamını oku...
    'Hama affetti Humus affetmeyecek' - Video

    Şeyh Ra'ed El-Curi Humus Bab-ı Amr'dan Dünya'ya seslenerek kendilerini yok etmeyi... Devamını oku...
    NATO Suriye sınırında tatbikata başladı

    NATO, Ürdün'ün Suriye sınırına yakın bir bölgede 10 gün sürecek bir... Devamını oku...
    Sünni'ler Esad'a Desteğe İsyan Etti

    Lübnan'a sıçrayan Suriye kaynaklı çatışmalarda şu ana kadar 8 kişi daha... Devamını oku...
    İsrail'in El Kaide korkusu

    İsrail, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi sonrası El Kaide'nin... Devamını oku...
    Makineleşen Bir Topluma Doğru!

    İnsan hayatını kolaylaştırmak için gerekli ve gereksiz olarak icat edilen... Devamını oku...
    Afganistan'da 2 İngiliz asker öldürüldü

    İngiltere Savunma Bakanlığı, Afganistan'da öldürülen iki NATO askerinin... Devamını oku...
    Amerikan demokrasisi

    Wall Street eylemlerinden birinde çekilmiş bir kare... Amerikan polisi gösterici... Devamını oku...
    ABD, 18 aylık bebekten korktu

    Amerika'da Müslüman bir aile, 18 aylık bebekleri yasaklılar listesinde diye... Devamını oku...
    Fethul İslam'ın Dönüşü

    Lübnan'ın Trablusşam bölgesinde Esad yanlısı gruplarla bölge halkı arasında... Devamını oku...
    Suriye ordusuna ağır darbe: 23 ölü

    Raştan'daki çatışmalarda direnişçilerin 23 askeri öldürdüğü bildirildi. Devamını oku...
    Kafkasya Konferansı'nda Birlik Kararı - Video

    Dün İstanbul'da biraraya gelen Kafkas diasporası Kafkasya'daki Rus işgalini ve... Devamını oku...
    Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru

    Afganistan'da oyunun son aşamasında belirleyici anın geldiği görülüyor.... Devamını oku...
    Afganistan'da saldırı

    Afganistan İslam Emirliğinden yapılan açıklamaya göre kafirlere karşı... Devamını oku...

    Hicri Takvim ve Günün Ayeti

    29 Cemaziye'l-Ahir 1433
    TEVBE SÛRESİAyet - 115.
    Doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe, Allah bir toplumu saptıracak değildir. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.
    Veda Hutbesi
    Veda Hutbesi
    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!

    Anket

    Ortadoğu'da Halk Ne İstiyor?