20 Mayis 2012 Pazar - 05:37:56
SON DAKİKA
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Reklam
    'Ordadoğu Batı'nın toprağı değil, hepsi gitmeli'
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
    ZayıfEn iyi 
    Araştırmalar
    Pazar, 06 Kasım 2011 14:30

    Independent'ın Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, 35 yıldır içinde yoğurulduğu bölgede yaşananları, Arap Baharı'nda Türkiye'nin duruşunu, linç edilen Kaddafi yargılansaydı kimleri utandıracağını anlattı.



    O, asker bir babanın savaş muhabiri oğlu. Babası I. Dünya Savaşı’nda cephelerde çarpışırken o, 80’lerde Ortadoğu’nun kanlı yakın tarihine bire bir şahitlik etti. Bombaların da hedefi oldu, dayak da yedi. Guardian’ın tanımıyla, ‘30 yıldan fazla bir zamandır Ortadoğu’dan bildiriyor. Bu ona çok sayıda ödül ve bir o kadar da düşman kazandırdı’. İngiliz Independent gazetesinin 65 yaşındaki ‘genç’ Ortadoğu muhabiri Robert Fisk’ten bahsediyorum. 1976 yılından bu yana Beyrut’ta yaşayan, öldürülmeden önce ABD’nin korkulu rüyası olan El Kaide lideri Usame Bin Ladin ile 1994-97 yılları arasında üç kez röportaj yapan ve onun aldatıldığını düşünen, Irak, Afganistan, Cezayir, İran, İsrail, Filistin gibi ‘savaşın diğer adı’ ülkelerdeki tanıklıkları ile bundan yüz yıllar sonrasına ışık tutacak olan Robert Fisk’ten...

    ‘İngiltere’nin en çok tanınan dış habercisi’ Fisk’in kurşunların, bombaların ve kanın göbeğinde geçen yılların ardından 2005’te yazdığı ‘The Great War for Civilisation: The Conquest of the Middle East’ adlı anı-tarih kitabı 2011’de ‘Büyük Medeniyet Savaşı:
    Ortadoğu’nun Fethi’ adıyla, çevirmen-yazar Murat Uyurkulak çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı. Bu hem içerik hem de boyutu ile ‘dev’ kitabı ve Fisk’in Ortadoğu’ya, Türkiye’ye, Arap Baharı’na, çocukluğuna ve babasına bakışını kendisi ile keyifle konuştum. Bir kısmını da yarın okuyacağınız bu söyleşide Fisk’in beni en etkileyen saptaması, ‘Ortadoğu’da bulunduğu sürece yaşananların devrim mi felaket mi’ olduğu yönündeki soruma verdiği şu yanıt oldu: “Kanlı bir trajedi, felaket, muazzam bir ihanet. Farkında mısınız, bugün Müslüman dünyasında kişi başına düşen Batılı asker sayısı 12’nci yüzyılda Ortadoğu’daki Haçlı sayısından daha fazla? Hepsinin gitmesi şart. Bu onların toprağı değil.” Bu cümleler, Ortadoğu’da onlarca yıldır hüküm süren kan ve barut kokusunun anadili gibi Arapça konuşabilen bu savaşların deneyimli gazetecisi tarafından bile kabul edilemez olduğunu göstermesi açısından son derece manidar. Şimdi sözü Robert Fisk’e bırakma zamanı.

    ABD Keşmir’i anlayamıyor

    (ABD Dışişleri Bakanı Hillary) Clinton ve (ABD Başkanı Barack) Obama, Afganistan ve Pakistan (Af-Pak) sorununun Keşmir’i de içine aldığını anlayamıyor. Richard Holbrooke Af-Pak Temsilcisi (bu arada korkunç bir tanım) olarak görevlendirildiğinde Keşmir konusuna karışmaması için özellikle uyarılmıştı. ABD, Keşmir’i fiilen Hindistan’a teslim etti (Çin’e karşı yeni siper olarak). Pakistanlılar, özellikle de istihbarat servisi ISI ve ordu, ABD üzerinde baskı oluşturabilecek tek unsurun, silahlandırıp para verdikleri Taliban’ı desteklemek olduğunu anladı. ABD, Keşmir konusunda, tıpkı Filistin’de olduğu gibi son derece önyargılı. Dolayısıyla bunun bedelini Afganistan’daki Amerikan birlikleri ödüyor.

    Araplar Bin Ladin’le ilgilenmiyor

    Bin Ladin bana karşı her zaman çok nazikti. Yerde oturup yoğurt, tandır ekmeği ve tatlı çaydan oluşan mönüyü paylaştık. Ancak kendisini son derece üstün gören bir tarafı da vardı. Fikirlerinin ve dünyayı yorumlayış biçiminin doğruluğuna tamamen inanırdı ki bu son derece ürkütücüydü. Onunla ne zaman konuşsam, El Kaide mensupları da etrafımda toplanır, ağzından çıkan her kelimeyi bir mehdi ya da mesihi dinler gibi dinlerlerdi. Son gördüğümde Amerika’yı kendi gölgesine dönüştürmeyi istediğini söyledi ve sonra 11 Eylül yaşandı. Televizyonda Manhattan üzerindeki toz ve sisi gördüğümde “Bin Ladin kesinlikle New York’u kendi gölgesine dönüştürdü” dedim.

    El Kaide’nin politik bir kurum olarak halihazırda öldüğünü düşünüyorum. Arap devrimlerinde bir kere bile Bin Ladin fotoğrafı ya da El Kaide posteri görmedim. Bence Arap gençliği Bin Ladin ile artık ilgilenmiyor. Bin Ladin’in her zaman Müslüman dünyayı diktatörlerinden, Mübarek’lerden, Bin Ali’lerden kurtaracağını söylediğini hatırlayın. Ama sonuçta o diktatörlerden kurtulan insanlar oldu. El Kaide bir şekilde varlığını sürdürecektir. Ama Batı destekçisi rejimlerin intihar bombacıları ve toplu katliamlarla yıkılabileceği düşüncesi ölmüş görünüyor.

    Kaddafi, yargı önünde liderleri utandıracaktı

    Elbette Batı’nın gizli kalmasını istediği sırları vardı. Saddam Hüseyin’in Duceyl’de Şiilerin öldürülmesi suçlaması ile yargılanıp idam edildiğini hatırlayın. Kürtlerin zehirli gazla öldürülmesi nedeniyle yargılanmalıydı asıl (Bizim ona karşı savaş açma nedenlerimizden biri de buydu). Ama tabii ki böyle bir yargılanma bu kimyasalların pek çok bileşeninin ABD gibi ülkelerden geldiğinin de ortaya çıkmasına neden olacaktı. Kaddafi ise yargılanma sürecini Blair’leri, Sarkozy’leri, Berlusconi’leri ve kendisine yaltaklanan diğer acınası politikacıları utandırmak için kullanacaktı. Kaddafi öldürülmeden önce Clinton’ın Trablus’a giderek Kaddafi’nin ‘öldürülmesini ya da yakalanmasını’ umduğunu söylemesi de ilginçti. Normalde ABD ‘suçluları adalete teslim etmekten’ bahseder. Ama Bayan Clinton, Kaddafi’nin öldürülmesinden söz etti. Ve iki gün sonra ne oldu? Bingo! Kaddafi ölmüştü.

    Erdoğan, ‘Bahar’da olağanüstüydü

    Türkiye’nin hâlâ Batılı müttefiklerinin yanında durduğuna emin değilim. 2003’te ABD birliklerinin Türkiye’ye gelerek Irak’ı kuzeyden işgal etmelerine izin vermeyi nasıl reddettiğini hatırlıyor musunuz? Türkiye adına bu karar verme özgürlüğünden çok etkilenmiştim. Türkiye’nin Arap Baharı’ndaki -ki ben ‘Arap uyanışı’ diyorum zira şimdiden Arap kışına döndü- rolü de fevkalade. (Başbakan Tayyip) Erdoğan’ın Mısırlılara verdiği destek, İsrail’e açıkça karşı çıkmadaki cesareti oldukça olağanüstüydü. Kim derdi ki ben Gazze’deki Filistinlilerin evleri üzerinde eski Osmanlı bayrağını görecektim?

    Araplar itaatkâr çocuk olmayı reddediyor

    Bir şey çok açık: Mısır, Tunus değildi, Libya, Mısır değildi ve Suriye de Libya olmayacak. Tüm bu devrimler -garip bir şekilde eski kolonyal sınırlar içinde gerçekleşti- kendilerini farklı şekillerde gerçekleştiriyor. Tümünden çıkan sonuç, ki değiştirebileceğinizi düşünmüyorum, Araplar ‘çocuklaştırılmayı’, (genelde Batı destekçisi diktatörleri tarafından) itaatkâr cocuklara dönüştürülmeyi reddediyorlar. İtibar ve nefes alacak alan istiyorlar. Bu, şu ana kadar hükümet kurumlarına sahip olmamış ve gerçek bir ülke olmayan Libya’da nasıl sonuçlanacak emin değilim. Korkuyorum ki oldukça fazla aşiret kanı dökülecek ve ölümler olacak. Ayrıca Ulusal Geçiş Konseyi, Batılı diplomatların abartılı sözlerine rağmen, zayıf ve çok parçalı bir ‘yaratık’.

    Radikal

     

     

    Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
     


    BU KATEGORİYE SON EKLENENLER...


    Yorum ekle

    SÖZ SİZDE... YORUM YAPIN... SESİNİZİ DUYURUN!...
    Küfür, hakaret içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Yorumlarınızı lütfen 'KÜÇÜK HARF 'lerle yazınız. Editörü zor durumda bırakacak yorumlardan kaçınmanızı özellikle rica ederiz.


    Güvenlik kodu
    Yenile

    Hit: 272

    Foto Galeri

    SON HABERLER

    Esad: El Kaide ile savaşıyoruz - Video

    Suriye’de sınır tanımayan Baas güçleri şehirleri bombalamaya ve çocuklar da... Devamını oku...
    El Kaide'den Suudilere ayaklanma çağrısı

    El Kaide lideri Suudi Arabistan vatandaşlarını iktidardaki El Suud ailesine... Devamını oku...
    Taraf: Zorda olan sensin aslanım

    ABD Gazetesi'nin Uludere haberini "Obama'yı seçim öncesi zora sokma gayreti"... Devamını oku...
    Hilal Kaplan ve 19 Mayıs Gerçeği - Video

    Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan'dan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili gerçekler... Devamını oku...
    ABD'nin "esir kampları" planı

    Kitlesel tutuklamalar üzerine sızdırılan bir belge ABD ordusunun binlerce... Devamını oku...
    Hollande'in "Afganistan politikası" Avrupa'yı korkutuyor

    Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Hollande, Afganistan politikası nedeniyle... Devamını oku...
    Rusya'dan nükleer savaş uyarısı

    Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin... Devamını oku...
    'Hama affetti Humus affetmeyecek' - Video

    Şeyh Ra'ed El-Curi Humus Bab-ı Amr'dan Dünya'ya seslenerek kendilerini yok etmeyi... Devamını oku...
    NATO Suriye sınırında tatbikata başladı

    NATO, Ürdün'ün Suriye sınırına yakın bir bölgede 10 gün sürecek bir... Devamını oku...
    Sünni'ler Esad'a Desteğe İsyan Etti

    Lübnan'a sıçrayan Suriye kaynaklı çatışmalarda şu ana kadar 8 kişi daha... Devamını oku...
    İsrail'in El Kaide korkusu

    İsrail, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi sonrası El Kaide'nin... Devamını oku...
    Makineleşen Bir Topluma Doğru!

    İnsan hayatını kolaylaştırmak için gerekli ve gereksiz olarak icat edilen... Devamını oku...
    Afganistan'da 2 İngiliz asker öldürüldü

    İngiltere Savunma Bakanlığı, Afganistan'da öldürülen iki NATO askerinin... Devamını oku...
    Amerikan demokrasisi

    Wall Street eylemlerinden birinde çekilmiş bir kare... Amerikan polisi gösterici... Devamını oku...
    ABD, 18 aylık bebekten korktu

    Amerika'da Müslüman bir aile, 18 aylık bebekleri yasaklılar listesinde diye... Devamını oku...
    Fethul İslam'ın Dönüşü

    Lübnan'ın Trablusşam bölgesinde Esad yanlısı gruplarla bölge halkı arasında... Devamını oku...
    Suriye ordusuna ağır darbe: 23 ölü

    Raştan'daki çatışmalarda direnişçilerin 23 askeri öldürdüğü bildirildi. Devamını oku...
    Kafkasya Konferansı'nda Birlik Kararı - Video

    Dün İstanbul'da biraraya gelen Kafkas diasporası Kafkasya'daki Rus işgalini ve... Devamını oku...
    Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru

    Afganistan'da oyunun son aşamasında belirleyici anın geldiği görülüyor.... Devamını oku...
    Afganistan'da saldırı

    Afganistan İslam Emirliğinden yapılan açıklamaya göre kafirlere karşı... Devamını oku...

    Hicri Takvim ve Günün Ayeti

    29 Cemaziye'l-Ahir 1433
    MÜDDESSİR SÛRESİAyet - 6.
    İyiliği, daha fazlasını bekleyerek (bir kazanç elde etmek için) yapma.
    Veda Hutbesi
    Veda Hutbesi
    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!

    Anket

    Ortadoğu'da Halk Ne İstiyor?