20 Mayis 2012 Pazar - 05:40:10
SON DAKİKA
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Reklam
    Günümüzde Müslümanların Memleketleri Daru-l Harp Olarak İsimlendirilebilir mi?
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
    ZayıfEn iyi 
    Fetvalar
    Pazartesi, 29 Kasım 2010 12:37

    Günümüzde Müslümanların Memleketleri Daru-l Harp Olarak İsimlendirilebilir mi?


    Soru: Selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu

    Böyle bir fırsatı bizlere sunduğunuzu için Allah bu site yöneticilerinden razı olsun. Amellerini bereketlendirsin ve en hayırlı mükâfatlarla rızıklandırsın. Soruma gelince;

    Tevhid ehli birçok kardeşimizin günümüzde Müslümanların memleketlerini kafir beldeler dolayısıyla da darul küfür olarak isimlendirdiklerine şahit olmaktayız. Böyle bir isimlendirme caiz midir?

    Soru Sahibi: İslam

    Cevap: Ve Aleykum Selam ve Rahmetullahi ve Berakatuhu

    Allah seni ve bizleri doğruya eriştirsin ve amellerimizi bereketli kılsın…
    Bilinmelidir ki bir yerin daru-l İslam ya da daru-l harp olarak isimlendirmesinin sebepleri İslam fıkhının bilinen bir konusudur. Bir yerin daru-l İslam ya da darul harp olarak isimlendirilmesi o yerde hakim olan yöneticilerin tatbik ettikleri hükümlere bağlıdır.

    İmam Malik Mekke fethedilmeden önce Mekke için şöyle demiştir:

    “O gün orası daru-l harp idi. Zira orada cahiliye hükümleri uygulanıyordu.” (1)


    İmam Kesanî (rh) şöyle der: “Muhakkak ki her yer İslam’a ya da küfre nispet edilir. Bir yerde İslam hükümleri uygulanıyorsa o yer İslam’a nispet edilir. Bu na karşılık küfür hükümlerinin uygulandığı yerler ise küfre nispet edilir.  Nitekim içinde rahatlığın ve selametin bulunmasından dolayı cennet için daru-s selam, içinde helak ve yok azabın bulunmasından dolayı da cehennem için daru-l bevvar denir. İşte bu şekilde bir yerin İslam’a ve küfre nispet edilmesi o yerde İslam ve küfür hükümlerinin uygulanmasına bağlıdır.” (2)

    İmam Serahsi (rh) şöyle der: “Bir yer kuvvet ve üstünlüğü elinde bulunduranlara göre ya bize (Müslümanlara) ya da onlara (kafirlere) nispet edilir.” (3)

    Yine aynı şekilde İmam Serahsi (rh) “Siyer-i Kebir” isimli eserin şerhinde şöyle der:
    “Bir yer İslam hükümlerinin tatbik edilmesi ile Müslümanların yurdu (daru-l İslam) olur.”
    Kadı Ebu Yala el-Hanbelî (rh) şöyle der: “İslam hükümlerinin değil de küfür hükümlerinin uygulandığı her yer daru-l küfürdür.” (4)

    Şeyh Mansur el-Buhutî (rh) şöyle der: “Daru-l harp küfür hükümlerinin üstün geldiği yerdir. Şayet Müslüman böyle bir yerde dininin gereklerini yerine getiremiyorsa oradan hicret etmesi vaciptir.” (5)

    Allame İbn-i Kayyim el-Cevziyye (rh) şöyle der: “Cumhur’a göre Müslümanların meskun olduğu ve içinde İslam hükümlerinin uygulandığı yer daru-l İslam’dır. Müslümanların meskun olduğu yerlere yakın dahi olsa İslam hükümleri uygulanmadığı bir yer daru-l İslam olmaz. Nitekim Taif Mekke’ye oldukça yakın olmasına rağmen Mekke’nin fethi ile daru-l İslam olmamıştır.”(6) 

      
    Fakihlerin çoğu bir yerin darul İslam ya da darul harp olarak isimlendirilmesi ile orada yaşayanların çoğunluğunun dininin bir ilgisinin olmadığını söylemişlerdir. Küfür ahkamının uygulandığı yer velev ki orada yaşayanların çoğunluğu Müslüman dahi olsa darul küfürdür. Aynı şekilde İslam ahkamının uygulandığı yerler de velev ki orada yaşayanların çoğunluğu kafir bile olsa darul İslam’dır. Bu söylediğimizin delili ise Hayber’in durumudur. Hayber Müslümanlar tarafından fethedildikten sonra orada yaşayanların hepsi olmasa da çoğunluğu Yahudi idi. Ancak buna rağmen Hayber’de İslam ahkamı ile hükmedilmiştir.

     

    İbn-i Hazm şöyle der:

    “Rasulullah (s)’in –Ben müşriklerin arasında yaşayan her Müslümandan beriyim- hadisi söylediklerimizi teyid etmektedir. Rasulullah’ın bu hadiste –Müşriklerin arasında- sözü ile kastettiği darul harpte yaşayanlardır. Yoksa Rasulullah (s) işçilerini orada yaşayanların tamamı Yahudi olduğu halde Hayber’e gönderir miydi?

    Bir müslümanın zimmet ehlinin bulunduğu bir belde de yaşaması, onlarla ticaret yapması onu ne kafir yapar ne de kötü bir kimse kılar. Bilakis o kimse Müslümandır. Ehli zimmenin yaşadığı yerlerde darul küfür değil darul İslam’dır. Çünkü bir yerin isimlendirilmesi o yere sahip olan, oraya hükmeden, orada hakim olana göredir.” (7)

    Yukarıdaki izahlardan anlaşıldığı üzere sormuş olduğun soru da “Müslümanların yaşadığı yerlerin darul küfür olarak isimlendirilmesi” bir hata değildir. Bilakis günümüz de böyle bir isimlendirme doğrudur. Bir beldenin isimlendirilmesi noktasında en sahih görüş de budur. Bundan dolayı günümüzde beşeri kanunların hakim olduğu bütün beldeler darul küfür hükmündedir. Ancak bu o belde de yaşayanların tekfir edilmesini gerektirmez. Darul küfürde yaşayanların bundan dolayı tekfir edilmesi görüşü Haricilerin görüşüdür.

     Ebu-l Hasan el-Eşari der ki:

    “Ezarika (8) küfür beldesinde yaşayan herkesin kafir olduğunu bu nedenle bir Müslümanın oradan çıkması gerektiğini söylemişlerdir.” (9) 

    Tevhid ve Cihad Minberi
    Fetva Kurulu Üyesi
    Ebu Humam Bekr bin Abdulaziz el-Eseri

    DİPNOTLAR:

    1.  Müdevvene 2/22
    2.  Bedaiu-s Senai fi Tertübi-ş Şerai
    3.  Mebsut 10/114
    4.  El-Mutemed fi Usulu-d Din sy: 276.
    5.  Keşşafu-l Kîna, 3/43.
    6.  Ahkamu Ehli-z Zimme 1/366.
    7.  El-Muhalla 11/200
    8.  Haricileri bir kolu
    9.  Makalatu-l İslamiyyin 1/88

    Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
     


    BU KATEGORİYE SON EKLENENLER...


    Yorum ekle

    SÖZ SİZDE... YORUM YAPIN... SESİNİZİ DUYURUN!...
    Küfür, hakaret içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Yorumlarınızı lütfen 'KÜÇÜK HARF 'lerle yazınız. Editörü zor durumda bırakacak yorumlardan kaçınmanızı özellikle rica ederiz.


    Güvenlik kodu
    Yenile

    Hit: 1656

    Foto Galeri

    SON HABERLER

    Esad: El Kaide ile savaşıyoruz - Video

    Suriye’de sınır tanımayan Baas güçleri şehirleri bombalamaya ve çocuklar da... Devamını oku...
    El Kaide'den Suudilere ayaklanma çağrısı

    El Kaide lideri Suudi Arabistan vatandaşlarını iktidardaki El Suud ailesine... Devamını oku...
    Taraf: Zorda olan sensin aslanım

    ABD Gazetesi'nin Uludere haberini "Obama'yı seçim öncesi zora sokma gayreti"... Devamını oku...
    Hilal Kaplan ve 19 Mayıs Gerçeği - Video

    Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan'dan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili gerçekler... Devamını oku...
    ABD'nin "esir kampları" planı

    Kitlesel tutuklamalar üzerine sızdırılan bir belge ABD ordusunun binlerce... Devamını oku...
    Hollande'in "Afganistan politikası" Avrupa'yı korkutuyor

    Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Hollande, Afganistan politikası nedeniyle... Devamını oku...
    Rusya'dan nükleer savaş uyarısı

    Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin... Devamını oku...
    'Hama affetti Humus affetmeyecek' - Video

    Şeyh Ra'ed El-Curi Humus Bab-ı Amr'dan Dünya'ya seslenerek kendilerini yok etmeyi... Devamını oku...
    NATO Suriye sınırında tatbikata başladı

    NATO, Ürdün'ün Suriye sınırına yakın bir bölgede 10 gün sürecek bir... Devamını oku...
    Sünni'ler Esad'a Desteğe İsyan Etti

    Lübnan'a sıçrayan Suriye kaynaklı çatışmalarda şu ana kadar 8 kişi daha... Devamını oku...
    İsrail'in El Kaide korkusu

    İsrail, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi sonrası El Kaide'nin... Devamını oku...
    Makineleşen Bir Topluma Doğru!

    İnsan hayatını kolaylaştırmak için gerekli ve gereksiz olarak icat edilen... Devamını oku...
    Afganistan'da 2 İngiliz asker öldürüldü

    İngiltere Savunma Bakanlığı, Afganistan'da öldürülen iki NATO askerinin... Devamını oku...
    Amerikan demokrasisi

    Wall Street eylemlerinden birinde çekilmiş bir kare... Amerikan polisi gösterici... Devamını oku...
    ABD, 18 aylık bebekten korktu

    Amerika'da Müslüman bir aile, 18 aylık bebekleri yasaklılar listesinde diye... Devamını oku...
    Fethul İslam'ın Dönüşü

    Lübnan'ın Trablusşam bölgesinde Esad yanlısı gruplarla bölge halkı arasında... Devamını oku...
    Suriye ordusuna ağır darbe: 23 ölü

    Raştan'daki çatışmalarda direnişçilerin 23 askeri öldürdüğü bildirildi. Devamını oku...
    Kafkasya Konferansı'nda Birlik Kararı - Video

    Dün İstanbul'da biraraya gelen Kafkas diasporası Kafkasya'daki Rus işgalini ve... Devamını oku...
    Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru

    Afganistan'da oyunun son aşamasında belirleyici anın geldiği görülüyor.... Devamını oku...
    Afganistan'da saldırı

    Afganistan İslam Emirliğinden yapılan açıklamaya göre kafirlere karşı... Devamını oku...

    Hicri Takvim ve Günün Ayeti

    29 Cemaziye'l-Ahir 1433
    ŞU’ARÂ SÛRESİAyet - 62.
    Mûsâ, “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir” dedi.
    Veda Hutbesi
    Veda Hutbesi
    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!

    Anket

    Ortadoğu'da Halk Ne İstiyor?