1727 Yılında Osmanlı coğrafyasında Arap harfli baskı yapan ilk matbaa Şeyhulislam Yahya Efendi'nin fetvası ve Sultan III. Ahmed'in fermanı ile resmen faaliyete başladı.
Aslında fiili olarak 1726 yılında baskı denemelerine başlayan matbaanın ruhsat işlemleri 1727 yılında tahakkuk etmiştir.
Macar asıllı bir mühtedi olan İbrahim Müteferrika'nın bu girişiminden evvel İstanbul'da Musevi ve Hıristiyanların matbaaları 16. Yüzyıldan itibaren mevcuttu. Müteferrika'nın Orlin Sabev tarafından yayınlanan kendi terekesindeki kayda göre 1747 yılında vefatına kadar 16 kitap bastığı anlaşılmaktadır. Yine terekeden anlaşıldığına göre 10.000 adet basılan bu 16 kitaptan yirmi yıl zarfında yaklaşık 7000 adedi satılmıştır.
Yani ortalama 500 ila 1000 adet baskı yapan kitapların satılması için yirmi yıl dahi kifayet etmemiştir. Buradan hareketle basılı kitaba toplumsal talebin az olduğunu, şifahi(sözlü) kültüre meyilli bir yapımız olduğunu söyleyebiliriz. O tarihlerde matbaa dizgi teknolojisinin henüz yeterince gelişmemiş olduğunu ve Arap harflerinin kelime başında, ortasında ve sonunda farklı şekillerde ve bitişik olarak yazılması gerektiğini göz önüne alırsak, matbaanın en azından o tarihler için hızlı ve zaruri bir teknoloji olduğunu söyleyemeyiz. Nitekim Müteferrika'nın vefatından sonra uzunca bir süre matbaa kapalı kalmıştır.
Cevdet Paşa'ya göre ilk basılan 16 kitap arasında dini metinlerin olmayışı henüz bu teknolojiye yeterince güvenilmediğinden ve özellikle Kuran-ı Kerim basılırken hata yapılırsa bunun binlerce nüshaya sirayet edeceği endişesinden kaynaklanmıştır. Fakat din adamlarının matbaanın kurulmasına muhalefet ettiklerine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Dini metinler ilk zamanlarda basılmadığı için hattatların karşı çıktığını gösteren bir bilgi de yoktur. Hattatlık çok mühim ve prestijli bir meslek olmasına rağmen İstanbul'daki hattatların sayısıyla alakalı verilen rakamlar da abartılıdır ve gerçeği yansıtmamaktadır. Hulasa-i kelam, yaygın bir okuma alışkanlığımız ve batıdaki gibi ihtiraslı bir toplumsal talep olsa idi matbaanın çok önceleri faaliyete geçmesi mümkün olabilirdi.
"Osmanlı Şeriat Devleti idi Tarikat devleti değildi.." başlıklı yazımızda da değindik, ilk defa basılan dini kitap Birgivi risaleridir..
Ayrıca, Osmanlıya matbaa neden geç girdi diye çeşitli iftiralarda bulunanlara en güzel cevapları "İnsanlığın son adası Osmanlı" adlı kitabında ilgili bölümde Mustafa Armağan vermiştir mutlaka okuyalım okutalım..
Ordada değinilmiş, hem hattatlar işsiz kalmasın diye, hem ümmi bir toplumda talepyoğun olmadıgı için vs sebeblerle geç girmiştir. Laikçi Kemalist kafirlerin iddia ettiği gibi, İşin yani muzaffer olmanın ya da geri kalmanın matbaa ile ya da alfabe ile alakası olsaydı süpergüç rusya ve çin, ki latin alfabesine geçmediler asla, geri kalırdı..
ve Bu gün bir ngiliz ta dip dedelerinin üç beş asır eski mezartaşlarını veya yazılarını okuyabilirken biz daha baba dedemizin mezartaşını veya mektubunu vs okuyamıyoruz bu da laik tagutun en büyük ihanetlerinden köksüzleştirme sömürgeleştirme zulmlerinden biridir..
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yayınlanan her yazı kendi yazarının sorumluluğundadır ve bizim akidemizi yansıtmaz.. | Powered by Takva Haber
Yorumlar
Ayrıca, Osmanlıya matbaa neden geç girdi diye çeşitli iftiralarda bulunanlara en güzel cevapları "İnsanlığın son adası Osmanlı" adlı kitabında ilgili bölümde Mustafa Armağan vermiştir mutlaka okuyalım okutalım..
Ordada değinilmiş, hem hattatlar işsiz kalmasın diye, hem ümmi bir toplumda talepyoğun olmadıgı için vs sebeblerle geç girmiştir. Laikçi Kemalist kafirlerin iddia ettiği gibi, İşin yani muzaffer olmanın ya da geri kalmanın matbaa ile ya da alfabe ile alakası olsaydı süpergüç rusya ve çin, ki latin alfabesine geçmediler asla, geri kalırdı..
ve Bu gün bir ngiliz ta dip dedelerinin üç beş asır eski mezartaşlarını veya yazılarını okuyabilirken biz daha baba dedemizin mezartaşını veya mektubunu vs okuyamıyoruz bu da laik tagutun en büyük ihanetlerinden köksüzleştirme sömürgeleştirme zulmlerinden biridir..
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için