20 Mayis 2012 Pazar - 06:01:45
SON DAKİKA
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Reklam
    Zulmü Alkışlayamam Zalimi Asla Sevemem
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
    ZayıfEn iyi 
    Köşe Yazıları
    M.Ahmet VAROL tarafından yazıldı   
    Perşembe, 14 Nisan 2011 17:39

    Arap dünyasında Tunus’ta bir kıvılcımın çakılmasıyla başlayan toplumsal hareketlerin zaman içinde yayılacağı ve domino etkisi yapacağı önceden tahmin ediliyordu. Tahmin edilen oldu ve direniş hızla yayıldı.

     

    Tunus’un ardından Arap dünyasının en güçlü dikta rejimi olarak görülen Mısır rejimi devrildi. Derken çalkantılar Libya ve Yemen’i de salladı. Bunların hepsinde başkaldıran halk devrimci, o halkı durduran rejimler ise dikta rejimleriydi. Farklı yorumlar, komplo teorileri ve ABD’nin bölgeyi yeniden dizayn etmesi iddiaları vs. ortalıkta dolaştıysa da hedefe yerleştirilen dikta rejimlerinin birer zulüm rejimleri, onlara başkaldıran halkların ise yıllardan beri demir yumruk altında yönetilen mazlum halklar olduğu üzerinde bir bakıma ittifak oluşmuştu.


    Sıra Bahreyn ve Suriye’ye gelince tavırlar ve tanımlamalar değişmeye başladı. Bahreyn’de önce tarafların sıfatlarını ve kategorilerini belirleme konusundaki yönlendirme tuzağına düşülerek daha başlangıçta hata yapıldı. Toplumları yönlendirme ve zihinleri şartlandırma aracı olarak kullanılan medyanın sürekli “Şii çoğunluğa hükmeden Sünni azınlık” tanımlaması zihinlerde, “zulmeden Sünni azınlık” ve “zulme maruz kalan Şii çoğunluk” senaryosunun oluşmasına yol açtı. Oysa zulmeden bir krallık rejimi, kralın kendisi ve seçkinler topluluğunu oluşturan avanesi, zulme maruz kalan ise Şiisiyle Sünnisiyle bütün bir halktı. Ne yazık ki yönlendirme zamanla etkisini gösterdi ve zalim - mazlum ayrışmasının yerini rahatsız edici olmakla birlikte mezhebi kimliğe göre bir ayrışma aldı. Ardından bu ayrışmanın doğurduğu tartışma, normalde zalimlerle mazlumları karşı karşıya getirmesi gereken hadiselerin farklı mezheplerin veya ekollerin mensuplarını karşı karşıya getirdi. Biz kabul etsek de etmesek de bu bir vakıa olarak karşımızda duruyor ve yapılması gereken bu vakıanın görmezlikten gelinmesi değil değiştirilmesidir. Saflaşmanın ve ayrışmanın tamamen zalim - mazlum kategorisine göre olması, fitnenin son bulması için müşahhas adımlar atılması gerekir. Buradaki zulüm rejiminin himaye edilmesi için sokulan dış güçlerin işgal güçleri olarak tanımlanması ve çıkarılması, ama ülke halkının bütün kesimlerini bir araya getirme çabalarını baltalayacak ve bu halkın özgür iradesini ipotek altına almayı amaçlayacak stratejik hesaplara dayalı müdahalelere de fırsat verilmemesi gerekir.


    Suriye benim en az on beş kez ziyaret ettiğim bir ülkedir. Farklı kesimlerden insanlarla bir araya geldim, görüştüm. Bu ülkenin Türkiye, İran ve Filistin’le stratejik hesaplara dayalı menfaat köprüleri olmakla birlikte ülkedeki hâkim rejimin bir zulüm rejimi olduğunu kimse inkâr edemez. Mısır ve Tunus’ta devrilen, Libya, Yemen ve Bahreyn’de zorlanan, Suudi Arabistan, Ürdün ve Umman’da telaşlanan dikta rejimlerini hangi kategoriye sokuyorsak Suriye’deki tek parti iktidarına dayalı ve tüm düşünce özgürlüklerinin önüne kalın duvar çekmiş dikta rejimini de aynı kategoriye sokmak zorundayız. Diğer dikta rejimlerine başkaldıran halkların direniş ve eylemlerini “devrim” olarak tanımlarken, yıllardan beri büyük zulüm ve haksızlığa maruz kalan Suriye halkının başkaldırısını “fitne” olarak tanımlamak büyük bir haksızlıktır. Suriye’deki başkaldırının arkasında İsrail’in olduğunu, bu ülkedeki rejiminin devrilmesinin sadece İsrail’in işine yarayacağını, Suriye’de meydanlara dökülenleri dışarıdan getirilenlerin kışkırttığını, ayaklananların ortalığı yıkıp dökerek sonuca ulaşmaya çalıştıklarını iddia edenler doğru konuşmuyor. İspatı mümkün olmayan bütün bu iddiaların arkasında yanlış ve hatalı bir tutumu haklı çıkarma çabası var. Oysa bu tutum kime, hangi kuruma ve devlete ait olursa olsun reddedilmesi gereken bir tutumdur.


    Suriye’deki hâkim sistemin son olaylar karşısında sergilediği tavır, hak arayan kitlelere yönelik şiddet uygulamaları, insanların rastgele katledilmesi ve sokakların kana bulanması karşısında sergilememiz gereken tavır tepkiden başkası olamaz. Menfaat köprülerinin belirlediği stratejik tavırlar ve hesaplar bizim için bağlayıcı olmamalı.


    Not: Suriye’deki dikta rejimini protesto amacıyla inşallah yarın Cuma namazından sonra Beyazıt’ta bir gösteri eylemi düzenlenecek. Okuyucularımızın bu eyleme katılarak Suriye’deki zulüm rejimine karşı tepkisini ortaya koymalarını bekliyoruz.

     

    Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
     


    BU KATEGORİYE SON EKLENENLER...


    Yorum ekle

    SÖZ SİZDE... YORUM YAPIN... SESİNİZİ DUYURUN!...
    Küfür, hakaret içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Yorumlarınızı lütfen 'KÜÇÜK HARF 'lerle yazınız. Editörü zor durumda bırakacak yorumlardan kaçınmanızı özellikle rica ederiz.


    Güvenlik kodu
    Yenile

    Hit: 1326

    Foto Galeri

    SON HABERLER

    Esad: El Kaide ile savaşıyoruz - Video

    Suriye’de sınır tanımayan Baas güçleri şehirleri bombalamaya ve çocuklar da... Devamını oku...
    El Kaide'den Suudilere ayaklanma çağrısı

    El Kaide lideri Suudi Arabistan vatandaşlarını iktidardaki El Suud ailesine... Devamını oku...
    Taraf: Zorda olan sensin aslanım

    ABD Gazetesi'nin Uludere haberini "Obama'yı seçim öncesi zora sokma gayreti"... Devamını oku...
    Hilal Kaplan ve 19 Mayıs Gerçeği - Video

    Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan'dan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili gerçekler... Devamını oku...
    ABD'nin "esir kampları" planı

    Kitlesel tutuklamalar üzerine sızdırılan bir belge ABD ordusunun binlerce... Devamını oku...
    Hollande'in "Afganistan politikası" Avrupa'yı korkutuyor

    Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Hollande, Afganistan politikası nedeniyle... Devamını oku...
    Rusya'dan nükleer savaş uyarısı

    Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin... Devamını oku...
    'Hama affetti Humus affetmeyecek' - Video

    Şeyh Ra'ed El-Curi Humus Bab-ı Amr'dan Dünya'ya seslenerek kendilerini yok etmeyi... Devamını oku...
    NATO Suriye sınırında tatbikata başladı

    NATO, Ürdün'ün Suriye sınırına yakın bir bölgede 10 gün sürecek bir... Devamını oku...
    Sünni'ler Esad'a Desteğe İsyan Etti

    Lübnan'a sıçrayan Suriye kaynaklı çatışmalarda şu ana kadar 8 kişi daha... Devamını oku...
    İsrail'in El Kaide korkusu

    İsrail, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi sonrası El Kaide'nin... Devamını oku...
    Makineleşen Bir Topluma Doğru!

    İnsan hayatını kolaylaştırmak için gerekli ve gereksiz olarak icat edilen... Devamını oku...
    Afganistan'da 2 İngiliz asker öldürüldü

    İngiltere Savunma Bakanlığı, Afganistan'da öldürülen iki NATO askerinin... Devamını oku...
    Amerikan demokrasisi

    Wall Street eylemlerinden birinde çekilmiş bir kare... Amerikan polisi gösterici... Devamını oku...
    ABD, 18 aylık bebekten korktu

    Amerika'da Müslüman bir aile, 18 aylık bebekleri yasaklılar listesinde diye... Devamını oku...
    Fethul İslam'ın Dönüşü

    Lübnan'ın Trablusşam bölgesinde Esad yanlısı gruplarla bölge halkı arasında... Devamını oku...
    Suriye ordusuna ağır darbe: 23 ölü

    Raştan'daki çatışmalarda direnişçilerin 23 askeri öldürdüğü bildirildi. Devamını oku...
    Kafkasya Konferansı'nda Birlik Kararı - Video

    Dün İstanbul'da biraraya gelen Kafkas diasporası Kafkasya'daki Rus işgalini ve... Devamını oku...
    Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru

    Afganistan'da oyunun son aşamasında belirleyici anın geldiği görülüyor.... Devamını oku...
    Afganistan'da saldırı

    Afganistan İslam Emirliğinden yapılan açıklamaya göre kafirlere karşı... Devamını oku...

    Hicri Takvim ve Günün Ayeti

    29 Cemaziye'l-Ahir 1433
    KÂF SÛRESİAyet - 23.
    Beraberindeki (melek) şöyle der: “İşte bu yanımdaki hazır.”
    Veda Hutbesi
    Veda Hutbesi
    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!

    Anket

    Ortadoğu'da Halk Ne İstiyor?