20 Mayis 2012 Pazar - 06:06:11
SON DAKİKA
  • Kayıt ol
    *
    *
    *
    *
    *
    (*) Isaretli alanlarin doldurulmasi zorunludur
  • Reklam
    Meryem gibi Muvahhide Meryem!
    Kullanıcı Değerlendirmesi: / 5
    ZayıfEn iyi 
    Köşe Yazıları
    Salı, 14 Şubat 2012 19:45

    İşkence ve Zulüm: her bir azanın dile geleceği o günde bedenin Allah’a şikayetidir.




    Hicret: bir inkılaptır ölü ruhları dirilten/ diriliş, direniş ve yeniden doğuşun ayak seslerini duymaktır.




    Şehadet: bir özlemin ardı sıra sürüklenmek ve vuslatın visale ermesidir hasret yurdunda.




    Meryem; bütün bu esasları bilip İslami bilince sahip ve bu esaslara göre hayatına yön veren “Meryem” gibi muvahhide ve mücahide bir kadın, İslama girmesi ve bütün peygamberlerin daveti olan “tevhid”i kabul etmesiyle başlamıştı hayatının çilesi ve meşakkati O’nun için.

    Yaşamış olduğu zorluklar, görmüş olduğu işkence ve zulüm yıldırmamıştı onu davasından yılmayacaktı yılmamalıydı, aksine zalimlerin zulmü, imanına güç; sabrına sebat katıyordu Allah (subhanehu ve teala)’nın şu ayetini çok iyi anlamıştı Meryem bacımız:




    “(Onlar) buradada kıyamet gününde de lanet (cezasına) tabi tutuldular. Verilen bu ikram ne kötü bir ikramdır.” (Hud, 99)




    Allah’ın vaadi haktır, Allah (c.c.) eninde ve sonunda bu dini yer yüzüne hakim kılacaktır.




    “Velev kafirler istemeseler bile”.




    Meryem ise mücadelesine devam etmeye and içmişti bir kadın olarak dinin hakim kılınmasında küçükte olsa bir pay sahibi olmak için. Başına gelenlere sabretmesi ve teslim olmasi gerekiyordu çünkü yaşadıkları, Rabbinden bir imtihandı onu sınayan herşeyin bir bedeli vardı dünyada ve ahirette. Bu dünyada ne olur bilinmez ama bu çilenin ahiretteki bedeli ise “altlarından ırmaklar akan cennetler”di vaadedilen.




    1962 yılında Groznide doğmuştu Meryem, kendisini bekleyen çilelerden habersiz, gülerek açmıştı gözlerini bir gün ağlayarak terk edeceği bu şehre, genç kızlık yıllarında silah ve bomba sesleriyle büyümüş bir savaşın kızıydı O!

    Genç yaşda hidayete erdikten sonra 2000 yılında bir mücahid ile hayatını birleştirir ve artik davasında tek değildir. Meryem eşiyle tek yürek, tek yumruk olarak dinin hakimiyeti için üzerlerine düşen görevi yapmaya yemin ederek başlarlar mücadelelerine. ilk olarak eşini gönderir cepheye ve Hacer misali sabırla teslim olur Rabbine. Eşi, mücahid arkadaşları ile gelir her daim, evleri ise Erkamın evi gibi işlev görür dava adına, orası sadece davet merkezi veya barınak değil aynı zamanda yaralılara hizmet veren bir hastanedir.

    Herseyi göze almışlardır. Bütün bunları yaparken ve 2006 yılında bir sabah vakti acı siren sesleri ile uyanır yatağından, evinin etrafı sarılmış adeta “artık kaçacak yerin yok” der gibiydi siren sesleri, ama o bütün korku ve endişesini içine atarak kafirlerin karşısında dik durması gerektiğini hatırlar ve öylede yapar.




    Kafir Rus askerleri kapıyı kırarak içeri girerler ve karşılarında dirayetiyle dimdik duran kadının ellerine kelepçe takıp sert itiş kakışlarla arabaya bindirip uzaklaşırlar meçhule doğru.

    Uzun süre sorguda kalan Meryem’in konuşmayacağını anlayan zalimler çareyi işkence odasında ararlar. Meryem’in iki serçe parmağından oldukça yüksek volt elektrik verirler fakat Meryem yine konuşmaz, fakat yapılan işkenceler de dayanılacak gibi değildir ve “Allah için bunu bana yapmayın” demesine karşın “sen kimsinde biz seni dinleyeceğiz” diyerek konuşturmak için işkence ve zulümlerine 24 saat aralıksız devam etmişlerdir.

    Meryemin konuşmamaya yeminli olduğunu gördüklerinde ise işkenceyi bırakır ve hücreye atarlar, 3 gün hücrede kaldıktan sonra meryemi serbest bırakırlar. Tekrar içeri alınacağını bilen Meryem, Mücahidlerin yardımı ile Azerbaycan’a gider. Erkeklere missal olası Meryem, yurdundan ve yuvasından uzak bir yerde eşinin şehadet muştusuyla sarsılır ama dirayetini hiç kaybetmez, “Senden geldik ve sana döneceğiz Yarab” bana Hacer misali bir sabır ver diye dua eder.

    Azerbaycan’da 1 kac yıl kaldıktan sonra Türkiye’li müslümanların kendisine yardımcı olacağını düşünerek Türkiye’ye gelir, üç senedir Türkiye’de bulunan Meryem, zalimlerin reva gördüğü elektrik şokundan ötürü hasar gören kara ciğerinden tedavi görmektedir.




    Dünyanın her yanında olduğu gibi burada da bu davaya gönül vermiş insanların olması mutlu ediyor elbet kendisini, zira Hadis-i Şerifte buyruldugu gibi;

    “Onlar bile bir birlerinin dostu ve yardımcısı iken eğer siz bir birinize yardımcı olmazsanız yeryüzünde büyük bir fitne ve fesad olur”

    Türkiye’li müslümanlarin ellerinden geldiği kadar yardımcı olduklarını ifade ederek “bizim hiç bir şeye ihtiyacımız yok, tek isteğimiz vatandaşlık alabilmek, bu işe normal bir vatandaşın yapabileceği bir yardım elbet değil” diyor ve Türkiye’yi yöneten siyasilere çağrıda bulunuyor Meryem.

    Tüm müslümanlara son çağrısında ise şunları söylüyor Meryem; “and olsunki bizler Rusları, bize zulmettikleri veya evlerimizi başımıza yıkıp ailelerimizi, eşlerimizi, çocuklarımızı katlettikleri için değil Allah’ın kanunlarına ve onlar da dahil bütün alemlerin Rabbine karşı geldikleri için sevmiyoruz, dünyanın dört bir yanında esir alınmış tüm bacılarıma Allah’tan nusret, izzet ve zafer diliyorum. Sabredin bacılarım fetih yakındır.”

    Allah (c.c.) şöyle buyuruyor:




    “Zalimler nasıl bir inkılapla devrileceklerini elbet bir gün görecekler” (Şuara-227)




    Ey Allah’ın, kendilerine hazinesinden mülk verdiği zenginler; Allah yoluna dönüp muhtaçlara yardım edin İslamı seçip onun kulpuna sımsıkı sarılınkı kurtuluşa eresiniz, Allah’ın tek bir yolu var başka yolu yoktur, yaptığınız amelleri kendi nefisleriniz için değil Allah rızası için yapın diyerek cağrısına son veriyor Meryem bacımız.

    Allah (c.c.) Kuran-ı Keriminde şöyle buyuruyor;




    "(islama hizmette) öne geçen muhacirler ve ensar ile iyilikte onlara uyanlar varya, Allah onlardan razı olmuştur onlarda ondan razı olmuşlardır Allah onlara altından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları cennetler hazırladı, bu en büyük kurtuluş ve saadet’tir.” (Tevbe, 9/100)




    Meryem, mü’minlerin hayat düsturu olan Kur’an-ı Kerimin ona yol göstereceğini biliyordu, okuduğu ayetleri, kalpleri Allah’ın nuruna mühürlenmiş olan insanlar gibi sadece okuyup geçmiyordu, okuduklarını hayatına tatbik etmeye çalışan bir bacımız. Onun hayatını en fazla etkileyen, hayat düsturu olarak Kabul ettiği Kur’an’dan şu ayet adeta hayatında şiar olmuştu;




    “iman edenler hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad edenler Allah katında derece bakımından daha büyüktür işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir” (Tevbe, 9/20)

    Meryem, gözlerini sevgiyle açtığı dünyada işkenceyi, zulmü, hicreti ve cihadı gördü şimdi ise şehadeti beklemekte…




    Büşra Şimşek/ Takva Haber

     

     

    Hits smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
     


    BU KATEGORİYE SON EKLENENLER...


    Yorumlar  

     
    0 #1 mustafa 20-02-2012 15:56
    mücahide bacılarımızın durumunu anlatan akıcı bir yazı olmuş. roman akıcılığında bir yazı inşallah yetkililerden birisi okur meryem kardeşimiz ve onun konumunda olanlarla ilgilenir.
    Alıntı
     

    Yorum ekle

    SÖZ SİZDE... YORUM YAPIN... SESİNİZİ DUYURUN!...
    Küfür, hakaret içeren yorumlar değerlendirmeye alınmamaktadır. Yorumlarınızı lütfen 'KÜÇÜK HARF 'lerle yazınız. Editörü zor durumda bırakacak yorumlardan kaçınmanızı özellikle rica ederiz.


    Güvenlik kodu
    Yenile

    Hit: 479

    Foto Galeri

    SON HABERLER

    Esad: El Kaide ile savaşıyoruz - Video

    Suriye’de sınır tanımayan Baas güçleri şehirleri bombalamaya ve çocuklar da... Devamını oku...
    El Kaide'den Suudilere ayaklanma çağrısı

    El Kaide lideri Suudi Arabistan vatandaşlarını iktidardaki El Suud ailesine... Devamını oku...
    Taraf: Zorda olan sensin aslanım

    ABD Gazetesi'nin Uludere haberini "Obama'yı seçim öncesi zora sokma gayreti"... Devamını oku...
    Hilal Kaplan ve 19 Mayıs Gerçeği - Video

    Yeni Şafak yazarı Hilal Kaplan'dan 19 Mayıs kutlamaları ile ilgili gerçekler... Devamını oku...
    ABD'nin "esir kampları" planı

    Kitlesel tutuklamalar üzerine sızdırılan bir belge ABD ordusunun binlerce... Devamını oku...
    Hollande'in "Afganistan politikası" Avrupa'yı korkutuyor

    Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı Hollande, Afganistan politikası nedeniyle... Devamını oku...
    Rusya'dan nükleer savaş uyarısı

    Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin... Devamını oku...
    'Hama affetti Humus affetmeyecek' - Video

    Şeyh Ra'ed El-Curi Humus Bab-ı Amr'dan Dünya'ya seslenerek kendilerini yok etmeyi... Devamını oku...
    NATO Suriye sınırında tatbikata başladı

    NATO, Ürdün'ün Suriye sınırına yakın bir bölgede 10 gün sürecek bir... Devamını oku...
    Sünni'ler Esad'a Desteğe İsyan Etti

    Lübnan'a sıçrayan Suriye kaynaklı çatışmalarda şu ana kadar 8 kişi daha... Devamını oku...
    İsrail'in El Kaide korkusu

    İsrail, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın devrilmesi sonrası El Kaide'nin... Devamını oku...
    Makineleşen Bir Topluma Doğru!

    İnsan hayatını kolaylaştırmak için gerekli ve gereksiz olarak icat edilen... Devamını oku...
    Afganistan'da 2 İngiliz asker öldürüldü

    İngiltere Savunma Bakanlığı, Afganistan'da öldürülen iki NATO askerinin... Devamını oku...
    Amerikan demokrasisi

    Wall Street eylemlerinden birinde çekilmiş bir kare... Amerikan polisi gösterici... Devamını oku...
    ABD, 18 aylık bebekten korktu

    Amerika'da Müslüman bir aile, 18 aylık bebekleri yasaklılar listesinde diye... Devamını oku...
    Fethul İslam'ın Dönüşü

    Lübnan'ın Trablusşam bölgesinde Esad yanlısı gruplarla bölge halkı arasında... Devamını oku...
    Suriye ordusuna ağır darbe: 23 ölü

    Raştan'daki çatışmalarda direnişçilerin 23 askeri öldürdüğü bildirildi. Devamını oku...
    Kafkasya Konferansı'nda Birlik Kararı - Video

    Dün İstanbul'da biraraya gelen Kafkas diasporası Kafkasya'daki Rus işgalini ve... Devamını oku...
    Kabil’de Arap Baharı’nın zuhuru

    Afganistan'da oyunun son aşamasında belirleyici anın geldiği görülüyor.... Devamını oku...
    Afganistan'da saldırı

    Afganistan İslam Emirliğinden yapılan açıklamaya göre kafirlere karşı... Devamını oku...

    Hicri Takvim ve Günün Ayeti

    29 Cemaziye'l-Ahir 1433
    HAŞR SÛRESİAyet - 12.
    Andolsun, eğer (kardeşleri Medine’den) çıkarılırsa, onlarla beraber çıkmazlar. Kendilerine karşı savaşılırsa, onlara yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile andolsun mutlaka arkalarını dönüp kaçarlar, sonra kendilerine de yardım edilmez.
    Veda Hutbesi
    Veda Hutbesi
    Bismillahirrahmanirrahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.
    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki
    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.
    MÜ'MİNLER!
    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.
    İNSANLAR!
    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!
    Şahid ol yâ Rab!

    Anket

    Ortadoğu'da Halk Ne İstiyor?